Eğer özeleştiri yapılmazsa ve halkın vermek istediği mesaj görmezden gelinirse, feraset sahibi bu halk bir daha seçime iki yanağı birden tokatlayacak.
El etek öpen Adamlar var...
Zayıf, çelimsiz ve beceriksiz siyasetçilerin,Teşkilat içinde Başkanlarının yanında koruma polisi gibi duran,Şakşakcılar, son 6 ayda iş için Ak Parti teşkilatlarına girenler var.Bu adamlardan bazıları içeri sızıp Kongrelerde Yönetim kurulu üyesi,Mahalle başkanları,İl yönetim kurulu üyesi olacaklar...Demedi demeyin...
Öyleyse yanlışlar nerde?
Bugün alınan %51'lik evet oyunun ezici çoğunluğu, Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek başına aldığı oylardır!
Şimdi yanlışlara, hatalara, eksikliklere geçelim…
1-AK Parti teşkilatları, kampanya süresi boyunca tüm Türkiye'de evetçilere eveti anlattı. Hayırcılara dokunmadı. Salon toplantılarının genelinde, salonların büyük kısmını evet verecek AK Partililer doldurdu. Bir tür “kendi kendine goygoyculuk” yapıldı.
2-AK Parti teşkilatlarındaki dejenerasyon, dava şuuru zedelenmesi, nobranlık, halka mesafe duvarı, kibir, motivasyon önceliklerinin değişmesi, iletişimsizlik, toplumun dezavantajlı kesimlerine kulak tıkama, fırsat ve imkan topunu sadece kendi arasında çevirme gibi AK Parti'nin kuruluş felsefesine yakışmayan davranış biçimlerini halk gördü. Türkiye toplumu, AK Parti teşkilatlarındaki bu negatif davranışları ajandasına yazdı ve tepkisini sandıkta gösterdi.
3-“AKP'li Medya”nın kullandığı dil, retorik ve uyguladığı yöntem, hem toplumu kutuplaştırdı ve gerdi, hem de AK Parti'ye gönül vermiş insanlarda bile bir bıkkınlık ve nefret yarattı. Musluğu kesildiğinde ilk AK Parti düşmanı olacak olan içindeki AKP'liler ve Medyası, Erdoğan'ı sadece bir zırh ve kalkan olarak kullandı. Bunların ne Erdoğan'la ne de Erdoğan'ın temsil ettiği damarla bir illiyet bağı yok
4-AK Parti, Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin getirilerini anlatmaktan çok Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin götürülerini yalan-yanlış anlatan muhalefete cevap vermeye çalıştı. Dolaysıyla AK Parti'nin gündemini kendisi değil, muhalefet belirledi. Böyle olunca hakikat ıskalandı, dil ve söylem doğru bir eksene oturmadı.
5-AK Parti, işçi, memur ve asgari ücretlilerin, yani görece toplumun dezavantajlı kesimlerinin iktisadi durumlarını iyileştirme hususunda oldukça ketum bir pozisyon takındı. AK Parti hareketinin en büyük felsefik alt yapısını oluşturan “gelir dağılımında eşitlik ve adalet” mottolarında standart sapmalar oluştu. Oysa 15 Temmuz'da da olduğu gibi, sokağa çıkıp iradesine sahip çıkan, can veren, şehit ve gazi olan, yine toplumdaki bu dezavantajlı kesimdi. 15 Temmuz'da şehit cenazeleri, Nişantaşı'ndan, Bebek'ten, Çukurambar'dan, Çankaya'dan değil, gettolardan, gecekondulardan, yoksul insanların yaşadığı muhitlerden kalktı. 17-25 Aralık, Gezi benzeri darbe girişimlerinde elini taşın altına koyan bu dar gelirli kesim oldu. Fakat bu mezkûr kesimin ihtiyaçları ve talepleri görmezden gelindi veya ötelendi.
6-AK Parti, PKK ve HDP'nin çukur ve yıkım siyaseti nedeniyle Doğu ve Güneydoğu'da 30 yıl sonra gelen tarihi fırsatı göremedi ve bu fırsatı değerlendiremedi. 1 Kasım seçimleriyle mukayese edildiğinde 16 Nisan'da Doğu ve Güneydoğu'daki oylarda AK Parti lehine ciddi artışlar var. Fakat bu artışların sebepleri sıralandığında AK Parti faktörü son sıraya oturur. Birinci faktör, Kürt halkının Recep Tayyip Erdoğan'a duyduğu güvendir. Müslüman Kürt halkı, kendi kaderini Tayyip Erdoğan'ın kaderiyle birleştirmiştir! 16 Nisan'da da Erdoğan'a oy vermiştir. İkinci faktör, HDP faktörüdür. Bölgedeki oy kaymaları, HDP'nin başarısı veya başarısızlığı nedeniyle gerçekleşmiştir. HDP, 7 Haziran'da olduğu gibi başarılı bir siyaset yürütünce oy kazanmış, 1 Kasım ve 16 Nisan'da olduğu gibi başarısız bir siyaset yürütünce oy kaybetmiştir. Dolaysıyla etken HDP, edilgen AK Parti'dir. Kürt seçmenin oy rengi, AK Parti'nin yaptıklarına ve söylediklerine göre değil, HDP'nin yapmadıkları ve söyleyemediklerinden dolayı değişmiştir!
Peki, ne yapmalı?
1-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylediği gibi AK Parti üyeliğini ikiye katlayarak yaparak partisini güçlendirmeli geri dönmeli ve tüm teşkilatı elden geçirmeli.
2-AKP'li Medya'ya acilen çeki düzen vermeli.
3-AK Parti, kliklerin, lobilerin, grupların, zenginlerin, kibirlilerin, tetikçilerin ve burnundan kıl aldırmayanların değil, mazlumların, yoksulların, gariplerin, dar gelirlilerin ve herşeyden önemlisi “Halkın Partisi” olmaya geri dönmeli.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
SON DAKİKA
Ak Parti’de Üç Durak Üç Seçmen!”
Elvan Simsek
Yazmak Kolay Gazeteci Olmak Zor Vesselam
Elvan Simsek
Kâbus bitti
Ahmet Kekeç
Berat Albayrak Neden Hedef?
Ersoy Dede
Gökten Ağır Zehirden Acı!
Yüsra D.Büyükcebeci
Bir CHP’linin itirafları: Kaybettiğimiz seçimdir
Sabiha Doğan
Hoşlansanız da olacak, hoşlanmasanız da olacak!
Ahmet Kekeç
ÇORUM DÜNYA'CA ÜNLÜ BİR ŞEHİR
Prf. Dr. İlknur TAŞ
DÜNYA’DA TÜRK HEKİMLERİ VE BAŞARI ÖYKÜLERİ
Esra Öz
Yeşilay'ın Üst Yönetiminden Bedriye…
Rizespor galibiyeti ve Göztepe depl…
Çorum İskilip Yolunda Kaza: 3'ü Ço…
Siyaset Bazen İnsanın Gerçek Yüzünü…
Çorum FK, Rizespor'un Deplasman Ser…
Fortune 500'de Çorum Damgası Lebleb…
Çorum FK – Çaykur Rizespor Maçı Bug…
Çorum FK Süper Lig'in Borçsuz 7 Kul…
Çorum Ulukavak Mahallesi'nde Trafik…
Pazartesi Geçti Liste Nerede Sayın …
Halk TV'ye Kayyum Atandı! Polis Ope…
Çorum Seçim Anketinde Dikkat Çeken …
Çorum Belediyesi Ayçiçeği Hasadını …
Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü AB…
Gazeteci Mustafa Yolyapar Vefatının…
Çorum'a 504 Sağlık ve Konut Yatırım…
Çorum Barosu'nun Yeni Başkanı Tuğru…
Çorum FK Gaziantep'te 3-0 Kazandı!
Gaziantep FK – Çorum FK Maçı Bugün!
Çorum'da 16 Okuldan Öğrenciler İkli…
HAVA DURUMU
ANKET